Ürün Açıklaması
Detaylı editör yorumu
Discovery Channel: Extreme Engineering Season 2 Part 2 (Mühendislik Harikaları 2. Sezon 2.BÖLÜM) Oakland Bay Bridge (Oakland Bay Köprüsü) Kaliforniya, San Francisco’da yer alan Oakland Bay Köprüsü, 1936 yılında trafiğe açılmıştır. Dünyanın en işlek viyadüklerinden biri olarak kabul edilen bu köprü, her gün 280.000 araba taşımaktadır. 1989 Loma Prieta depreminden sonra hasar gören köprünün bakım altına alınmasına karar verilmiştir. Ancak onarım planlaması beklenenden çok daha uzun süren köprünün, yeniden inşasına ancak Ocak 2002’de başlanmıştır. Yapımında pek çok sorunla karşılaşan uzmanlar, köprünün son halini on senelik bir süreden sonra alacağını belirtmişlerdir. 2.8 milyar Dolar’a mal olan proje iki mühendislik disiplinini içermektedir: 28 beton platformun desteklediği demir iskeletli bir asmayol tasarımı ve kendi içinde demirli bir süspansiyon mekanizması. Bir fay hattı üzerinde bulunduğu için riskli bir görev oluşturması sismik güvenliği sağlamak için pek çok mühendislik özelliğin kullanılmasını şart koşmuştur. Köprünün güvertesine inşa edilen amortisörlü dayanak noktası sistemi, köprüyü depreme karşı dayanıklı hale getirmektedir. Iceland Tunnels (İzlanda Tünelleri) İzlanda’nın buzul nehirlerinin korkutucu gücünden faydalanma düşüncesinin ortaya çıkışından yaklaşık elli sene sonra bu görüş hayata geçirilmiştir. Başkent Reykjavik’in 320 kilometre kuzeydoğusunda, mühendisler dağların derinliklerinde 72 kilometre uzunluğunda tüneller kazmaya başlamışlardır. Bu iş için özel olarak Amerika’dan üç adet delme makinası getirtilmiştir. Bir tanesi New York’ta yeni yapılan metro çalışmasında kullanılmıştır. Amerikalı bir şirket tarafından üretilen bu makinaların çapı yedi metreyi bulmaktadır ve 80 ton ağırlığındadır. Günde ortalama 25 metreye kadar delebilen bu makinalar, 3 mega watt güç kullanmaktadırlar. Tünellerin diğer kısımları patlayıcılar kullanılarak kazılmıştır. Tünellerin amacı suyu rezervuarlardan vadi tabanına yönlendirmektir. Projenin, 2009’da tamamlanması öngörülmektedir. Offshore Oil Platforms (Açık Deniz Petrol Platformları) Amerika’da kullanılan petrolün üçte biri Meksika Körfezi’nde kazılan petrol kuyularından sağlanmaktadır. Ancak bölgede hüküm süren kasırgalar nedeniyle, mühendisler sert rüzgarların ve öldürücü dalgaların tahrip ettiği geleneksel petrol kuyusu platformunu yeniden tasarlamak zorunda kalmışlardır. 15.000 ton ağırlığındaki Tarzan sınıf petrol kuyusu platformu, doğa felaketleriyle başa çıkabilen tek donanımdır. Mississippi tersanesinde süregelen tehlikeli inşaatın ardından kurulan ve “jack-up” olarak adlandırılan devasa petrol kuyusu platformunun bacakları denizyatağına sağlam bir şekilde oturtulabilmesi ve kasırga dalgalarına karşı dayanıklılık kazanabilmesi için çok güçlü motorlarla desteklenmektedir. Bir tasarım harikası olan bu yapı, ancak kasırga başlamadan önce platform mühendislerinin kontrolünden geçmesi ve doğru açıya oturtulması ile etkili çalışabilmektedir. Zamanla ve kötü havayla yarışan mühendisler, bunu başarabilmek ve derin denizden petrol sağlayabilmek için her şeyi riske atmaktadırlar.
Henüz yayınlanmış yorum yok.
İlk yorumu siz yazın. Editör onayından sonra burada yayınlanır.